|
|
A T A M
İş bilmez padişahlar batırdılar bir devi,
Saltanat hırsı
ile bitirdiler her şeyi,
Elde kalan son toprak ha gitti, ha gidecek,
Böyle ümitsiz anda bir güneş gibi doğdun,
Düşmanı atmak için ATAM ne çok yoruldun.
Dokuz eylül sabahı bitti karanlık günler,
Kovulmuştu bizleri inleten kefereler,
Gülmüştü ağlayanlar, yakılsa da tüm kentler.
Bu harabe vatanı yeniden imar için,
Durmadan, dinlenmeden ATAM ne çok çalıştın.
Zaferini eğitimle taçlandırmayan millet,
Düşmanların önünde bir gün ezilir elbet.
Ne töre, ne din ile bizleri bağlamadın,
Laikliği öğretip, aydınlığa yol açtın.
Devrimler yapmak için ATAM ne çok çalıştın.
Fırsat eşit olmalı erkek ile kadına,
Seçme - seçilme hakkı gerekir her insana.
İstiyorsak gelişmek ulusça hep birlikte,
değişmeli tez elden, Eğitim, Hukuk, Yasa.
Devrimler yapmak için ATAM ne çok yoruldun.
Etmedin bir gün sitem, demedin "Ben yoruldum."
Hasta yatağında " Hatay ne oldu?" sordun.
Ümidin gençlerdeydi, çünkü gelecek onlar,
Gençlere vermek için ızdırapsız yarınlar,
Hasta- sağlam demeden ATAM ne çok çalıştın.
İstediğin gün değil, yaşadığım bu günler,
Geçmişten bir kesiti bu güne eklediler,
Çağdaşlığın düşmanı kara feraceliler.
Devrimleri sayarken inan utanıyorum,
Kıymet bilmezler için ATAM ne çok yoruldun.
Bir gaflet uykusuydu bizleri sarmalayan,
Geç de olsa uyandık, daha da geç kalmadan.
Kurduğun Cumhuriyet'in yılmaz bekçileriyiz,
Ölsek de, biz bu yoldan asla dönmeyeceğiz.
Bizim için çalıştın, bizim için yoruldun,
Yazdığın tarih ile kalbimize taht kurdun.
Emel DENİZASLANI
|
|